Son Haberler
Anasayfa » Genel » Bu Mustafa Kemal Dinsiz Değil Öyle mi?

Bu Mustafa Kemal Dinsiz Değil Öyle mi?

Bu Mustafa Kemal Dinsiz Değil Öyle mi?

“Tarihle az çok uğraşanlar takdir ederler ki; bu ülkede iki şahıs hakkında gerçekleri söylemek, tasavvurun fevkinde bir derecede güçtür. Bunlar Sultan II.Abdülhamid ve Mustafa Kemal Paşa’dır. Zira her ikisi hakkında da yazılmış olanların kahir ekseriyeti yalandır. Bu yalanlar, bunlardan birincisinin aleyhinde, ikincisinin ise lehinde vâki olmuştur! Sultan Abdülhamid hakkında gerçeği söylemek için kânuni bir mâni yoksa da, yalanların kesâfeti(yoğunluğu) sebebiyle fiili gerçeklerin tam mânâsıyla ortaya konulması imkansıza yakın bir derecede güçtür!”

Yukarıda iktibas yaptığımız cümleler, Üstad Kadir Mısıroğlu’nun “Bir mazlum Padişah, Sultan II.Abdülhamid” adlı muhteşem eserinin arka kapağında geçiyor. Doğruluğu su götürmez olan bu sözleri bir işaret, bir emir telakki ederek, iki şahıs hakkında da birer yazı neşredeceğiz. İki şahsında en çok konuşulan yönlerini ele alacağız. Malumunuzdur ki, Sultan Abdülhamid Han’ın başlı başına hayatında, Kemal Paşa’nın ise İslam’a bakışında gerçekler setredilerek, -en hafif tabirle- yalanlara avutuluyoruz. Bu yüzden Abdülhamid Hanın hayatını, Kemal Paşa’nın İslam’a bakışını konu ediniyoruz.
∙∙∙∙∙
Dinin, hayatlarında pek yer tutmadığı Kemalistlere göre Kemal Paşa müthiş dindar, İslam’ı tam mânâsıyla yaşayan bir Müslümandır. Dindar Müslümanlara göre ise tam aksine, azılı bir İslam düşmanıdır. “Ayinesi iştir kişinin” diyerek, icraatlarıyla da bunu ispat etmiştir.
Biz ne “dinin, hayatlarında pek yer tutmadığı Kemalistlere” ne de “dindar Müslümanlara” kulak vereceğiz. Direkt olarak, Kemal Paşa’nın hem kendi kaleminden çıkan yazılarından, hem de Kemalist kalemlerden çıkan neşriyatlardan iktibaslarla yol alacağız. Zira, İslamcı bir kalemden alacağımız bir tek satıra bile taassubane bir şekilde yapılacak itirazı, maruz kalacağımız ithamları, tecrübelerimiz sayesinde derpiş(öngörü) ediyoruz.
∙∙∙∙∙
Prof.Dr.Afet İnan’ın Medeni Bilgiler ve Atatürk’ün el yazıları adlı kitabında, Kemal Paşa’nın bizzat kendi eliyle yazdığı yazılara şâhid olmaktayız. Yazıların aslı da mevcuttur. Asıllarına da ulaşabilmeniz için, yazımızın sonunda “link” de vereceğiz.
Peki Kemal Paşa’nın yazmış olduğu bu yazılar neleri ihtiva etmektedir? İslam ve Peygamber hakkında neler geçmektedir? Bizim yapacağımız köprü görevi görüp, yorum yapmadan, sadece iktibas edeceğiz. Yorum görevini ifayı, siz aziz okuyucularımıza devrediyoruz.

Medeni Bilgiler s 364,365,366:

“Türkler Arapların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arap dinini kabul ettikten sonra, bu din ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve ne de Mısırların vesairenin Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir tesir etmedi. Bilakis Türk milletinin milli rabıtalarını gevşetti, milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu. Bu pek tabii idi. Çünkü, Muhammed’in kurduğu dinin gayesi, bütün milliyetlerin fevkinde şamil bir Arap milliyeti siyasetine müncer oluyordu. (…) Türk milleti bir çok asırlar, ne yaptığını, ne yapacağını bilmeksizin, adeta bir kelimesinin mânâsını bilmediği halde Kur’anı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndüler.”

Medeni Bilgiler s 367:

“Mısırda belirsiz bir adamı halifedir diye yok ettiler. Hırkasıdır diye bir palaspareyi, hilafet alameti ve imtiyaz olarak altın sandıklara koydular, halife oldular.(…) Türk milletini Allah için, Peygamber için topraklarını, menfaatlarını, benliğini unutturacak, Allah’a mütevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk beşiğinde uyuttular.”

Medeni Bilgiler s 368:

“Artık Türk, cenneti değil, eski, hakiki büyük Türk cedlerinin mukaddes miraslarını….”

Medeni Bilgiler s 450:

“Çünkü malumdur ki, insan tabiatın mahlukudur.”

Medeni Bilgiler s 451:

“Allah korkusu, insanların kafalarında ve hareketlerine hesapsız memnunlar yaratmıştır”

Medeni Bilgiler s 452:

“İnsan evvela tabiatın esiri idi, sonra buna semadan kuvvet ve salahiyet ala bir takım adamlara esir olmak zam oldu”

Medeni Bilgiler s 453:

“Muhammedin aile ve atalarına ait bütün malûmat tarihi olmaktan ziyade efsanevîdir.(…) Hakikatte Muhammediin menşei hakkında pek az şey bilinmiştir, o kadar ki onun asıl ismi dahi malum olmamıştır, Muhammet peygamberin ismi değil, lakabıydı.(…) Araplar Peygamberin İbrahim neslinden geldiğini ispata çalıştılar.”

Atatürk’ten Düşünceler s 96:

“Artık Türkiye, din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan çok yüksektir. “

Atatürk’ten Düşünceler s 119:

“Ve binnetice Arap imparatorluğu unvanı taşıyan büyük memleketlerde birinci derecede nüfuz ve hakimiyet sahibi olmuşlardır. En nihayet Muhammed’in halifesi unvanını taşımak maskaralığında bunanları emir ve iradelerine ram etmişlerdir.”

Atatürk’ten Düşünceler s 207:

“İnsanlar sürfeler gibi sulardan çıktıkları için önce ilk cedlerimiz balıktır.”

Kazım Karabekir, Paşaların kavgası s 143:

“10 Temmuz 1923 Ankara istasyonundaki kalem-i mahsus binasında Fırka nizamnamesini müzakereden sonra, Gazi ile yalnız kalarak hasbihallere başlamıştık.
“Dini ve namusu olanlar aç kalmaya mahkumdurlar” dediler. Kendisini hilafet ve saltanat makamına layık gören ve bu hususlarda teşebbüslerde de bulunan, din ve namus lehinde türlü sözler söyleyen ve hatta hutbe okuyan, benim kapalı yerlerde baş açıklığımla latife eden, fes ve kalpak yerine kumaş başlık teklifimi hoş görmeyen Mustafa Kemal Paşa, benim hayretle baktığımı görünce, şu izahatı verdi:
“Dini ve namusu olanlar kazanamazlar, fakir kalmaya mahkumdurlar! Böyle kimselerle memleketi zenginleştirmek mümkün değildir. Bunun için önce din ve namus anlayışını değiştirmeliyiz. Partiyi bunu kabul edenlerle kuvvetlendirmeli ve bunları çabuk zengin etmeliyiz!”

Kazım Karabekir, Paşaların kavgası s 159:

“Akşam M. Kemal’e bu konudaki itirazlarını bildirince olanları şöyle anlatıyor:
-M. Kemal paşa beyanatıma karşı hiddetle bütün içini ortaya döktü:
Evet Karabekir; Arapoğlunun yavelerini Türkoğullarına öğretmek için Kur’anı Türkçeye tercüme ettireceğim ve böylece de okutacağım. Ta ki budalalık edip aldanmakta devam etmesinler!…”

∙∙∙∙∙

(Tekrar edelim ki, bunlar bizlerin düşüncesi değil, Kemal Paşa’nın bizzat kendi elleriyle yazdıkları ve etrafındaki şahısların aktardıklarıdır) “Deryadan katre” nev’inden yaptığımız bu derlemeyle iktifa etmek istiyoruz. Bu kadarı bile, “görmeye gözlere, duymayan kulaklara” ilaç olabilir. Yorumu siz aziz okuyucularımıza bırakacağımızı söylediğimiz için, şahsımız tarafından daha fazla eklenecek bir şey yoktur. Ayrıca Sultan Abdülhamid Han’ın hayatına dair yazımızı da bekleyiniz.

Google Aramaları

  • atatürkün din karşıtı sözleri
  • atatürk\ün din karşıtı sözleri
  • atatürk din karşıtı sözleri
  • pursaklarharitasi
  • mehmet kasadar kimdir
  • 10 kasım cizilen resimler
  • şapka inkılabı karikatürler
  • inkilap karikatürleri
  • atatürkün vefatı
  • mehmet kasadar hoca kimdir

Bir yorum

  1. Editöre yazıyı yeni gördüm özür dilerim

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*