Son Haberler
Anasayfa » Osmanlı Devletinde Bilim ve Teknoloji ; » Osmanlı Devletinde Sanayi.

Osmanlı Devletinde Sanayi.

10403440_713248822064032_3271526349809875273_nOsmanlı Devletinde Sanayi.

Osmanlı Devleti hiçbir zaman “çağdışı” olmamış, çağının gerisinde kalmamıştır.

Padişahın çabaları ile asra uygun güzel eserlerden sayılan fabrikaların, günden güne ilerlediği ve
eksikliklerin “peyderpey” tamamlanmasına gayret edildiğinin rakamlarda da aşikârene
biçimde görüldüğü..

Kaynak;  1; “Sâye-i mülkiye ve irâde-i cenâb-ı cihânbânîden
âsâr-i mehâsîn ve âsâr-asrıye-i hazret-i tâcidârîden
ma’dûd olan fabrika-i hümayûnlar idâresinin …
ancak bu mertebenin tecvîz olunamayacağı aşikâr
olmağla…”. B.O.A. H. H. D.69/90 a-b,91a.
2; Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı 12, 2012, Sayfa 49-61

Osmanlı Devleti, Tanzimat’tan sonra devlet eliyle bir sanayileşme hamlesine
girişmiş ve ard arda yeni fabrikalar kurmuştur.

Kaynak;

1;Ayrıntılı bilgi için bkz. Abdülkadir Buluş, Osmanlı Tekstil Sanayii Hereke Fabrikası, (Yayımlanmamış
Doktora Tezi), İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2000, ss.102-111.
2; Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı 12, 2012, Sayfa 49-61
3;Tevfik Güran. 1992:235. “Tanzimat Döneminde Devlet Fabrikaları”, 150. Yılında Tanzimat, T.T.K.
Yay., Ankara.

Quataert’e göre “Abdülhamid idaresinin tarım reformlarında elde ettiği başarılar etkileyiciydi.”

Donald Quataert, Anadolu’da Osmanlı Reformu ve Tarım adlı bu eserinde Osmanlı’nın “çöküş yılları” diye lanse edilen II. Abdülhamid döneminin Anadolu’suna yeniden bakmaya davet ediyor. Eserinde gösterdiği bu şaşırtıcı dinamik resim, bildiklerimizden oldukça farklı bir gerçekliğe götürüyor. Sultan II. Abdülhamid’in tarımın ve çiftçiliğin geliştirilmesi için gösterdiği şahsî gayretler, kurulan numune çiftliklerinde modern tarımın makineli hale getirilmesi çabaları, öbür yandan Bağdat demiryolunun yapımıyla Anadolu’nun içine akan büyük hareketlilik, ürünlerin kıyı şehirlerine çok daha ucuz ve hızlı aktarılabilmesinin sağladığı ticari tarıma geçiş ve zenginleşme ile bütünleniyor. Bu resimde devlet, Düyun-u Umumiye’nin kaynaklarımızı emen varlığına rağmen hiç de pes etmiş görünmez. Tarım bürokrasisi kurulur. Ticaret odaları, Ziraat Bakanlığı (Nezareti), Ticaret ve Ziraat Meclisi, Ziraat okulları ve asıl tarım reformlarını yürütecek olan Ziraat Hey’et-i Fenniyesi… Tabii bu reformların finansörlüğünü üstlenecek olan Ziraat Bankası da verdiği kredilerle Anadolu insanının üretkenliğini artırma çabasının destekçilerinden biri olmuş, dahası, küçük üreticiyi tefecilerin elinden kurtarmıştır. Quataert’e göre “Abdülhamid idaresinin tarım reformlarında elde ettiği başarılar etkileyiciydi.” Her zaman istenilen sonuçlar alınamasa da, devletin öncülük rolü ve halkın önüne çıkar fırsatları değerlendirme çabası, Cumhuriyet döneminin de tarım paradigmasını oluşturacaktı.

(Donald Quataert, Anadolu’da Osmanlı Reformu ve Tarım)

II. ABDÜLHAMİD (1908) DÖNEMİNDE ZİRAİ EĞİTİME BİR BAKIŞ.

Büyük siyasi sorunları ile ilgili ise Sultan (2nci abdülhamidhan) modernizasyon (reform) ve ülkenin kalkınması için çaba sarf. etti ,Eğitimde yakından ilgilenen bir Sultan abdulhamid II oldu. Onun yönetimi her alanda eğitim yenilikleri ile bilinir. Tarım ile dağıtılır ve bir çiftlik sahibi olarak daha önce tahta onun katılım olarak bir servet kazandı. Sultan Abdulhamid II çeşitli illerde tarım okulları açarak bu konu hakkında yaptığı duyarlılık gösterdi.

(Doç.Dr Özgür Yıldız;Muğla Üniversitesi“ II. Abdülhamid Döneminde Zirai Eğitime Bir Bakış” Turkish Studies – International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 7/4 Fall 2012, p. 3273-3289, Doi Number: http://dx.doi.org/10.7827/TurkishStudies.3710 – 2012 )
II. Abdülhamid, Ziraat, Eğitim

Osmanlı Devleti’nin çeşitli vilayetlerinde ziraat mektebi açmak suretiyle Sultan II. Abdülhamid bu konudaki hassasiyetini göstermiştir. İstanbul, Selanik ve Bursa’da açtırdığı ziraat okulları modern tarımın gelişmesinde etkili olmuştur. (II. Abdülhamid, Ziraat, Eğitim- Yrd. Doç. Dr. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Osa Tarih Eğitimi Anabilim Dalı)

Sultan Abdulhamid Han döneminde tarıma o kadar çok önem veriliyordu ki,belgeler; yüzeysel de olsa, konunun mahiyetini daha iyi anlamamıza sebep olacaktır. (Kara Kaplı Defter’Oktan Keleş) II. Abdülhamid döneminde meslek okulları ve yüksek (üniversite) okullar da açılmıştır.daha sayamadığımız birçok yenilik ve modernleşme hareketi bu dönemde görülmektedir.Sonuç olarak, II. Abdülhamid döneminde çağın gerektirdiği Ģekilde, modern tarım hususunda eğitim yapılmaya çalışılmıştır. Bu dönemde kurulan ziraat mektepleri, Cumhuriyet dönemine de ışık tutmuştur.

1; Çoşkun Yılmaz, II. Abdülhamid Modernleşme Sürecinde İstanbul, Seçil Ofset, Ġstanbul 2010 s.313.

2; Alpay Kabacalı, Tanzimat’tan II. Meşrutiyet’e İmparatorluk ve Nesnel tarihin Prizmasından Aldülhamid, Deniz Kültür Yayınları, Ġstanbul 2005, s.234.

Osmanlı’da Fabrikalar ve 1855 Dünya Tarım, Tekstil, Güzel Sanatlar Fuarı.;

1855 Paris dünya Fuarı’nda Rize kumaşları, birincilik ödülü almıştır.

Kaynak; DONALD QUATAERT, Ottoman Manufacturingin the Age of the Industrial Revolutio

1855 (Dünya) Paris Fuarı; Osmanlılar bu fuarda, Kumaş dokuması, kumaş kalitesi ve renklendirmesi değerlendirmelerinden birincilik ödülü alırlar. İngilizler o dönem Osmanlılardan “boya-boyama teknolojisi” satın almıştır.

(Kaynak; “Sanayi Devrimi Çağında Osmanlı İmalat Sektörü” DONALD QUATAERT, 1993 Cambridge University Press)

Osmanlı’nın Sanayi Devrimi ile birlikte ekonomik gücünü yitirdiği, üretimde sadece Avrupa mallarına bağlı kaldığı söylendi. Fabrikalaşamadığı, imalatın mahalle arası dükkânlarda, iki kişiyle çalışan atölyelerde kaldığı anlatıldı. Kısacası, sanayi çağının gerisinde olduğu yazıldı tarih kitaplarında.Peki gerçekten böyle miydi?

Durumun pek de göründüğü gibi olmadığını Osmanlı tarihçisi Amerikalı Donald Quataert, “Sanayi Devrimi Çağında Osmanlı İmalat Sektörü” adlı çalışmasında ortaya koyuyor. Quataert, söz konusu dönemin (19. yy.) bilinenin aksine Osmanlı imalatçılığının en canlı zamanı olduğunu söylüyor. Hatta değişen şartlara Osmanlı’nın nasıl ayak uydurduğuna, Avrupalılarla rekabette yaratıcı yöntemler geliştirdiklerine değiniyor.

(Osmanlı tarihçisi Amerikalı Donald Quataert, “Sanayi Devrimi Çağında Osmanlı İmalat Sektörü”)

İstanbul Ticaret Odası tarafından yayımlanan “Osmanlı’da Ticaret ve Sanayi Albümü”(kitap) bu konuda tarihçi Donald Quataert’in söylediklerini fotoğraflarla anlatan bir kitap. Osmanlı Devleti’nin pek de sanıldığı gibi sanayileşmeden geri kalmadığını, 19. yüzyılda devlet ve özel sermaye eliyle kurulan fabrikaların fotoğraflarıyla ispatlanıyor. Kitap, Osmanlı-sanayi ilişkisini öğrenmek isteyenlere Osmanlı fabrikaları hakkında bilgi de veriyor.

(İstanbul ticaret odası- ”Osmanlı Ticaret ve Sanayi Albümü”.)

Bu anlamda belgelerde, İzmit , Çuka, Hereke Kumaş, Basma, Zeytinburnu
Demir Fabrikaları ile Çiftlikât-ı Şahane, Ziraat Talimhanesi ve Lâpseki Kömür Madeni’nin,
bir an önce eksikliklerinin tamamlanmasına özel bir önemle yaklaşılmaktadır. Fabrikaların
memleketi bayındır kılacağı ve insanların işlerini kolaylaştıracağı ve bu amaçların da çok hayırlı olduğuna temas edilmektedir. (1) Sanayi alanında yeni teknolojilerin girişi,19. yüzyılın ikinci yarısından sonra hızlandı.
Bu teknolojilerin giriş kanallarından birisi şüphesiz devlet girişimleri oldu.(2)

Kaynak;

1;  B.O.A.,İradeler-Mesail-i Mühimme No: 646, (26 Ca 1264-30 Nisan 1848).
2;İlhan Tekeli-Selim İlkin, “Osmanlı’da Nafia Programları ve Teknoloji”, Toplum ve Ekonomi, Sayı:3, Nisan 1992, s.35.

Osmanlı  yeni fikirler benimsemeye, tatbik etmeye ve yabancı teknolojiyi geliştirmeye açık bir
toplum iken, Avrupa ile ekonomik ve teknolojik ilişki kanallarının, büyük ölçüde Avrupalıların rekabetçi ve dışlayıcı tutumları yüzünden daralmış olması nedeniyle teknolojiye erişim yönünden çektiği sıkıntı idi. Bu yüzden 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra teknoloji girişinin yeniden artması, büyük olasılıkla artık Avrupa’nın teknolojik, askeri ve ekonomik gücünün Osmanlıya oranla artmış olması ile yakından ilişkilidir.

Kaynak;  Rhoads Murphey, “Osmanlıların Batı Teknolojisini
Benimsemedeki Tutumları: Efrenci Teknisyenlerin
Sivil ve Askeri Uygulamalardaki Rolü”, Osmanlılar
ve Batı Teknolojisi-Yeni Araştırmalar, Yeni
Görüşler, Yayınları, Haz.: Ekmeleddin İhsanoğlu,
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları,
İstanbul, 1992, s.17.

Osmanlı Devleti’nin İzmit Çuha, Hereke Kumaş, Zeytinburnu Demir, Bakırköy Basma, Bursa Numune Çiftliği’nin de aralarında bulunduğu pek çok devlet girişiminin genel direktörü olarak bu tesislerin
kuruluşu ve işletilmesi için gerekli uzmanları ve işçileri de getiriyordu.

Kaynak; Clark, a.g.m., ss.44-47. Ayrıntılı bilgi için bkz. Pars
Tuğlacı, Dadyan Ailesi’nin Osmanlı Toplum,
Ekonomi ve Siyaset Hayatındaki Rolü, İstanbul,
1993.

Avrupa mamulleri ile rekabet edebilecek kalitede 120 bin arşınlık senelik üretim
gerçekleştirmek mümkündü.,kumaş üreten fabrika, daha sonra, yatak çarşafı, havlu, çorap ve eldiven de üretmeye başlamıştır. 1860’lı yılların başlarında fabrikanın yıllık ortalama
üretimi 60 bin fes, 72 bin metre yünlü dokuma idi.

Kaynak;

1;Ayrıntılı bilgi için bkz.,; Güran, “Tanzimat Döneminde Devlet…”, s. 244-47.
2;Emre Dölen,Tekstil Tarihi, Marmara Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi, Yayınları, İstanbul, 1992, s, 413.

Google Aramaları

  • osmanli devletinde sanayi
  • osmanlıda sanayileşme çabaları
  • osmanlıda sanayı
  • ziraat ve sanayi meclisi osmanlida
  • osmanlı sanayisinin çöküşü
  • osmanlı sanayisi
  • OSMANLI SANAYİ VİKİPEDİ
  • osmanli sanayi tarihi
  • osmanlı sanayi
  • osmanli döneminde sanayh

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*