Son Haberler
Anasayfa » Osmanlı Devletinde Bilim ve Teknoloji ; » Osmanlı’yı tanımdan aydın olunmaz..

Osmanlı’yı tanımdan aydın olunmaz..

Osmanlı’yı tanımdan aydın olunmaz..

Osmanlıda Kasaplık sürekli hayvan kesmek,etlerine ayırmak,parçalamak ve onları yenebilir hale getirmek olduğu için ve sürekli kanlı işler yaptıkları için,insanlıkları azalabilir,vahşileşebilirler ve acıma duyguları körelir diye devlet yönetimi tarafından 6 ayda bir defa mutlaka işine ara vermelerini isterlermiş ve belli bir süre izin yapmalarını isterlermiş.Bu süre zarfında devlet, kasabın geçimi sağlamak için gereken parayı kazanabilmesi için de bahçıvanlık işine yönlendirirmiş.Yaptığı bahçıvanlık işi ile vahşileşme duyusunu kaybedip,insani duyguları yeniden kazanması sağlanırmış.

Batıda akıl hastaları (şeytan tarafından tutulmuş kimseler) olarak canlı canlı yakılırken, doğuda müslüman memleketlerinde bunların tedâvîsi için özel hastahâneler kurulmuştu. Bugün, aklı başında olan herkes, maddi (b)ilim ile fennin önce müslümanlar tarafından kurulduğunu kabûl etmektedir. Batılı (b)ilim adamları da, bunu tasdik etmektedirler.

Teb’asını (Vatandaşını) “Emanetullah” (emenet) olarak gören Osmanlı Devleti’nde, akıl hastalarına timarhanelerde son derece şefkatle muamele edilip ceviz karyolalarda, ipekli çamaşır ve çarşaflarda yatırılıp musiki ile tedavi edilrdi. Aynı dönemde Avrupa’da ise, akıl hastalarının ruhuna şeytan girmiş denilerek diri diri yakıldırdı.. . Ergun Göze ; Soruşturma, Türk Dünyası Araştırma Vakfı Yay., İst/l987

İstanbul’daki timarhaneleri (akıl hastanesi) giren Mongeri Pere’nin: “Burası Avrupa’nın asırlar sonra tahayyül edeceği bir hayal müessesidir” ve Osmanlı’nın uyguladığı bu musiki ile tedavi metodunun ABD’de ancak 1956 yılında uygulamaya geçebildi.

Yılmaz Öztuna,Tarih Sohbetleri, Ötüken Yay, İst?1988, s 47

Dikkat ediniz, Osmanlılar döneminde yapılan bir eser beş yüz sene kalıyor. Neden? Çünki: içinde hile yok. Taşında ve toprağında hile yok. İşte onun için kalıyor. İçinde, taşında, toprağında aşk var, heyecan var. Taşında ve toprağında ahlâk var, fedakârlık var, feragat var. Onun için, onların yaptığı her eser, beş yüz yıl dayanıyor, bin yıl dayanacak şekilde oluyor.

Sezai Karakoç, Çıkış Yolu III, Kutlu Millet Gerçeği

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*