Son Haberler
Anasayfa » Kitaplardan Alıntılar » Sultan Vahideddin Korkaktı Diyenlere İthafen

Sultan Vahideddin Korkaktı Diyenlere İthafen

Sultan Vahideddin Cesaretliliği Üzerineİttihat Terakki’nin zulüm ve istibdadını tenkid ettiği için takibata maruz kalan Mülazım Şaban Efendi adında bir zat,şehzaliğinde ahbablılığı bulunan Vahideddin Efendi’nin Çengelköy’deki köşküne sığınmıştı.Zamanın Örfi İdarre kumandanı Mahmud Şevket Paşa’nın emriyle bu zatı yakalayıp tevfik etmek üzre Vahideddin’in köşkü abluka altına alınmış,hatta mukavemet ederse kendisinin de tevkif edilmesi emredilmişti.Vahideddin Efendi,köşkün kapısına çıkıp silahını çekerek;

”Bana mensub olan,sarayıma iltica eden masumiyeti de bence malum olan bir adamı garezkar düşmanlarına teslim edemem…! Cebren içeri girmek isteyenleri vururum.Beni öldürmedikçe Şaban Efendi’yi alamazsınız! diye bağırmıştır (1)

O’nun cesareti hakkında bir vaka da Nihal Atsız Bey tarafından nakledilmektedir.İleride anlatılcağı üzere Sultan Vahideddin veliahd iken Almanya’ya seyahat etmişti.Almanlar,harbin kazanılacağına dair telkinlerde bulunmak üzre veliahdi Galiçya Cephesi’ndeki siperlerle dolaştırdılar.Bunun için herhangi bir tehlikeye karşı başını eğmesi ihtar edildiği zaman O’nun cevabı şu olmuştur:

”Türk Başı düşman karşısında eğilmez”(2)

Bu husustaki bir diğer beyan sahibi de değerli yazar Hüseyin Hilmi Işık’tır.O da Sultan Vahdettin merhumun şahsiyeti ve devrinin hadiselerini tam bir msülüman Türk hassasiyeti ile tahlil ettikten sonra şöyle devam etmektedir;

”…Sultan Vahdettin,ordunun silahları alındığı,düşman filolarının Çanakkale Boğazı’nı aştığı,İmparatorluğu parçalamaya başladıkları bir zamanda halife oldu.Bir felaket olan Sevr Andlaşması’nı imzalamadı.Osmanlı ordusu olarak şahsını korumak için bırakılmış olan biricik taburu,AAyasofya etrafında sipere sokup <Cami’e çan takmak veya müze yapmak isteyenlere ateş ediniz!…> emri verdi.Vatanın,düşman çizmesi altında kalan İstanbul’dan kurtarılamayacağını anladı.Güvendiği paşaları Anadolu’ya gönderip,İstiklal Haribi’ni hazırladı.Anadolu’ya subay,cephane,para kaçırdı……”

Hüseyin Hilmi Işık’ın Ayasofya ile ilgili söylediklerini Dr. Selahattin Tansel de şöyle te’yid etmektedir:

”Öteden beri Ayasofya’yı tekrar kilise olarak görmek isteyen Rumlar,bunun gerçekleşmesi hususnda bazı teşebbüslere girşmişlerdi.Bu teşebbüsler arasında,Bolşevikler’in zulmünden kaçtıklarını iddia eden Rusyalı <on binlerce Rum ailesinin> İstanbul’a yerleştirlimesi ve Ayasofya civarındaki Müslümanlar’ın evlerinin zengin Rumlar tarafından yüksek fiyat verilmek suretiyle satın alınması işi de vardı.Bu durum karşısında Hükümet,Ayasofya civarındaki mülklerini ellerinden çıkarmak isteyen Türkler’in bu mülklerini,Evkaf Nezareti’nce satın almaya karar verdi,herhangi bir olayı önlmek üzrede bir Türk Askeri birliğini de Ayasofya Camii avlusuna yerleştirdi.(3)

Kaynaklar:
(1) – Ahmet Reşid Bey – Gördüklerim,Yaptıklarım

(2) – Nihal Atsız – Türk Ülküsü

(3) – Dr. Selahattin Tansel – Mondros’tan Mudanya’ya Kadar

Not:Bu yazı ”Kadir Mısıroğlu – Bir Mazlum Padişah Sultan Vahideddin” adlı eserinden iktibas edilmiştir.

Google Aramaları

  • kadir mısıroğlu hüseyin hilmi ışık
  • hüseyin hilmi ışık kadir mısıroğlu
  • selahattin tansel kimdir
  • kadir mısıroğlu hilmi ışık
  • kadir mısıroğlu hüseyin hilmi ışık icin ne dedi
  • kadir mısıroğlunun hilmi ışık hakkındaki yazıları

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*