Son Haberler
Anasayfa » Genel » Tek Parti Devri’nde Geri Kalmış Ülke Manzaraları

Tek Parti Devri’nde Geri Kalmış Ülke Manzaraları

Tek Parti Devri'nde Geri Kalmış Ülke ManzaralarıAnadolu topraklarındaki yol(suzluk) problemi devre ait eserlerin çoğunda çeşitli şekillerde yer alıyordu.”Samsun’dan 180 km uzaklıkta olan Ordu’ya karayolundan gitmek mümkün değildi.Vatandaşlar tam 27 yıldır ‘yol yapıyoruz’ denilerek yollarda taş kırmış,kürek sallamıştı.Fakat,Samsun,Ordu,Giresun,Trabzon,Rize ve Artvin’i birbirne bağlayan bir sahil yolu dahi yapılmamıştı.Diyabakır’dan Siirt’e beş günde ulaşılabiliyordu.(1)

Manisa’dan,Manisa kazası Turgutlu’ya ve Alaşehir’e gitmeniz ancak trenle mümkündü.Yoldan gitmek mümkün değildi.Dağ kasabalarına gitmek ise hiç mümkün değildi(2)

O günlerde İstanbul-Ankara arası karadan kamyonla 2 günden fazla sürüyordu.(3)

Bir gün tatbikat vesilesiyle sabah erkenden ciplerle kışladan hareket edildi.Yakacık,Samandıra,Alemdağı üzerinden Ömerli’ye kadar gidebildik.Şile yolundan kuzeye ayrılıp sahile ulaşmak mümkün değildi(4)

1940’lı yıllarda yol durumu böyledi.

1947 yılında harita üzerinde 43 bin 977 km yol gösteriliyordu.Ancak harita üzerinde görülen karayollarının yalnızda 932 km’si sert yüzey,asfalt ve benzeri vasıftaydı(5)Geri kalan 43 bin km yol,yukarıda bahsedilen çıkmaz yollardan ibaretti.

Yolsuzluk medeniyetsizlik demekti.Yolun gitmediği yerlere çağdaş medeniyetin hayatı kolaylaştıran yenilikleri de tabii olarak ulaşamamıştı.Zaten ülke halkını kasıp kavuran yokluk ve yoksulluk,medeniyetin nimetlerine ulaşmayı bütünüyle imkansız hale getiriyordu.

Büyük şehirlerin çoğunda dahi geceleri elektrikler kesiliyordu.Çünkü Türkiye’nin mevcut baraj sayısı üçten ibaretti.Kişi başına 28 kwh elektrik düşüyordu.Ülke çapında dolayısıyla birçok evde elektirk ve su yoktu.Elektriğin olmadığı yerde radyo da tabii olarak bulunmuyordu.”15 milyonluk Türkiye’de radyo sahiplerinin sayısı 10 binden ibaretti”

Telefon ise pek az kimsenin ulaşabildiği bir lükstü.Koskoca İstanbul’un telefon rehberi 300 sayfayı bulmuyordu.(6)

Nufuzun sadece yüzde 33’ü okuma yazma biliyordu o devirde.Birçok il merkezinde lise dahi yoktu.Trabzon Lisesi,Trabzon’dan başka 5 vilayete daha hitap ediyordu.Rize,Artvin,Gümüşhane ve Ordu vilayetleri öğrencileri Trabzon’a gitmek zorunda kalıyordu.

O günkü Anadolu’nun halini en çarpıcı bir şekilde anlatan ifadelerden biri Samet Ağaoğlu’na aittir.Ağaoğlu geçmişi yüzyıllara dayanan bir tarihi şehre Erzurum’a kavuşmasını şöyle anlatıyordu:”Anadolu’da nasıl bir hayat yaşandığına gezilerimde şahit olmuştum.Bir tetkik seyehatinde bindiğim aracın şoförü ”Erzurum’a geldik’dediği zaman ‘Nerede?’diye ister istemez sormuştum.Önümde sadece bir yangın yeri,toprak içine katılmış dükkanlar,küçük kerpiç evler ve bir iki cami kubbe ve minaresi vardı.Kendimi tutamamış ve bağırarak sormuştum.Erzurum bu mudur?(7)

Kaynaklar;

Sadettin Bilgiç – Hatıralar syf;29

Dünya Dergisi – Sayı 2002/10

Kenan Kocatürk – Bir Subay’ın Anıları syf;410

Kenan Kocatürk – Bir Subay’ın Anıları syf;353

Cüneyd Arcayürek – Yeni İktidar,Yeni Dönem syf;65

Mihri Belli – Anılar syf;336

Samet Ağaoğlu – Siyasi Günlük syf;40

Google Aramaları

  • türkiye tek parti devri avcılık

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*