Son Haberler
Anasayfa » Belgeler » Temellerin Duruşması-Ahmet Kabakalı -Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları;

Temellerin Duruşması-Ahmet Kabakalı -Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları;

10665230_687025598049745_4981918236082570393_nHür ve serbest düşünen insanları atatürk düşmanı diyerek mahvederler. türettikleri bu heyulânın atatürk olduğuna bizim cebren inanmamızı isterler. itiraz eden veya gerçeği açıklayan biri çıksa hemen aforoz ederler. sunî katedralleri, bankaları, matbaaları, gizli dernekleri, ders kitapları, sayısız soyguncu klüpleri, fikir mafyaları, işkence çeteleri ile manevî engizisyonda parçalarlar… gerçek atatürk yerine, uydurma ve hurâfeleri kimse kabul edemez; etmemelidir. şimdi bu milletin vazifesi: uydurma tarih ve inanılmaz efsanelerden kurtulup atatürk ‘ün gerçeğini bulmaktır.”

[Temellerin Duruşması-Ahmet Kabakalı -Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları]

” Atatürkçülük, tanzimat ‘tan bu yana türlü teklifler veya devrimler şeklinde geliştirilen çağdaşlık akımının bir safhası olması gerekirken, körü körüne batılılaşmanın, dinden, milliyetten ve manevî değerler den kopmanın bayrağı olarak kullanılmaktadır” “çok hayıflanarak ileri süreceğimiz bir kötülük de atatürk ‘ü putlaştırma ve hatta tanrılaştırma cinayetleridir. çünkü ‘ kahramanı, asıl putlaştırdığınız zaman öldürürsünüz’ gerçeğini herkes bilmektedir. ‘ putlaşan atatürk ‘ü çocuklarımıza ustaca telkin edip çıkarlar sağlamak, menfaat ve imtiyazlarını da iyice haklı hatta kutsal göstermek için cumhuriyet boyunca, onun büyüklüğünü sömürmüşlerdir. putlaştıran efsaneleri , masalları ve olağanüstü menkıbeleri bu yüzden uydurmuşlardır. türk tarihi ve yakın tarih , yalan ve uydurmalarla donatılmıştır.” bilhassa 2. cildindeki Tarih , belgeli isbatlı da olsa bugün bile dile getirmek neredeyse çok zor. sebebi basit: durumdan, yaratılan tanrı/atatürk imajından beslenen kurtçuklar (siyasi atatürkçülükten menfaat sağlayanlar) anında sizi atatürk düşmanı ve dinci ilan ederler. malum toplumda atatürk tabusuna (burdaki tabu atatürk değil, zihinlerde oluşturulan cüneyt arkın tabanlı kara murat figürü) dokunulamıyor. bir de atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkında kanun var, geniş kapsamlı yoruma göre 1 ila 3 yıl içeri sokmaya müsait. bu şartlar da yiyosa söyle fikirlerini.işbu kitap bunlara karşıdır, bir üst yazıdaki arkakapak yazısından da anlaşılacağı üzere koruma kanunu nediyle (atatürk’e kanuna uygun (ilmi siyaset yaparak) dokunarak -sansürden kurtuluyor ) onlardan bahseder. misal de vereyim der şeytan taşlar gibi taşlanmayayım:

[Temellerin Duruşması-Ahmet Kabakalı -Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları]

Atatürk’ün bir  yazara verdiği  demeç:

“Benim bir dinim yok ve bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum. Hükümetini ayakta tutmak için dini kullanmaya gerek duyanlar zayıf yöneticilerdir, [Temellerin Duruşması-Ahmet Kabakalı -Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları]

Masonlar yayınları Mimar Sinan dergilerinde, Mustafa Kemal’in Makedonya Rezorta Locasına mensup bir Mason olduğunu ileri sürerek, Atatürk devrimlerinin Mason prensiplerine dayandığını ve Atatürk’ün Rezona Locasından modern Türkiye’yi kurmayı başardığını yazmışlardır. Ve yazık ki Atatürkçülerden bir tepki de görmemişlerdir.

[Temellerin Duruşması-Ahmet Kabakalı -Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları]

Halide Edip Adıvar  M.kemal’e karşıydı;

1951 yılında Atatürk’ü koruma kanunu çıkınca İzmir milletvekili yazar Halide Edip Adıvar konuşuyor: “Bu kanun tarihten önce Asurilerin, Babillerin insanları putlaştırdıkları gibi Atatürk’ü putlaştırmak istiyor. Atatürk’ü put haline koyan bu kanun inkılapları adeta fosil haline getirecek ve tenkit hürriyetine mani olacaktır.” [Temellerin Duruşması-Ahmet Kabakalı -Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları]

Trabzon milletvekili Ali Şükrü Bey’in, Topal Osman tarafından öldürüldüğünü, hatta kendisini savunmayan Mustafa Kemal Paşa’yı da öldürmek için Çankaya Köşkünü kuşattığını, sonra ekibiyle beraber karşı bir baskınla öldürüldüğünü elbette bilirsiniz… Fakat Mustafa Kemal Paşa’nın, kendisine ait bir taka ile hiç durmadan ve tehlikelere de aldırmadan Anadolu’ya sürekli silah kaçırdığı için Nutuk’ta övgülerle andığı Yahya Kaptan’ı öldürttüğünü, okudunuz ya da duydunuz mu?..

“Lozan’ın 12 veya 24 gizli maddesi vardır ki, bunları bilmiyoruz. En üst tabakada halledilmiştir. Hilafetin kaldırılması gerekmiştir. Hilafet ve saltanatın kaldırılmasıyla yetinilmemiş, bunlara düşman da olunmuştur. Lozan’la Misak-ı Millî gerçekleşmemiştir. Misak Millî’de bize vaat edildiği halde, Musul ve çevresi, Batı Trakya ve adalar elimizden çıkmıştır.”

[Temellerin Duruşması-Ahmet Kabakalı -Türk Edebiyat Vakfı]

“Yasaklar harfe ve dine getirilmiştir. Amme cüzünden Kur’ân-ı Kerim öğrenmek bile yasaklanmıştır

Milli Mücadelenin Kurucusu Kazım Karabekir Paşadır ;

Millî Mücadeleyi kimin başlattığı mühim değil, diye düşünenler olabilir. Fakat Karabekir Paşa’nın kumandası altında bulunan doğudaki 15. Kolordu, Mondros’un 7. maddesine rağmen varlığını koruyup, Ermeni ordularını perişan ettiği halde, batıdaki kolorduların darmadağın olması ve parça parça gerilla harekâtına dönüşmesi yüzünden askerlerinin silahlarıyla beraber dağa çıkıp eşkiyalık yaptığı veya köylerine geri dönüp bir daha cephelere gitmemek için saklandıkları herkesçe malumdur.

Doğu’da yapılan savaşlar sırasında, Ermeni ordusu perişan edildikten başka, Sarıkamış, Kars, Ardahan, Artvin, Bakü’ye kadar bütün doğu topraklarının ele geçirildiğini, fakat Batı’da, Yunan Ordusunun Eskişehir önlerinden Ankara önlerine geldiğini, Mecliste görüşmeler yapılırken top seslerinin milletvekillerince duyulduğu gerçeği okuyucunun önüne yazılmamış bir gerçek gibi sunmak gerekir.

Birinci Mecliste, Rauf Orbay’ların başını çektiği ve Halide Edip Adıvar tarafından desteklenen bir grubun Amerikan Mandası fikrini savunduğunu hiç işittiniz mi?…[Temellerin Duruşması-Ahmet Kabakalı -Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları]

Doç. Dr. Emin Işık, 1988′de verdiği bir konferansta Tek Parti döneminde Kur’ân-ı Kerim’in bile toplatıldığını şöyle anlatıyor: “Yasaklar harfe ve dine getirilmiştir. Amme cüzünden Kur’ân-ı Kerim öğrenmek bile yasaklanmıştır. Jandarma ve polis, koruma kanunu adı altında çeşmelerin üstündeki eski yazıları bile kazımıştır. Eski yazılı hece taşları sökülmüş, Kur’ân-ı Kerim’ler toplatılmıştır. Arşivler dahi yakılmaya, ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır.”

[Temellerin Duruşması-Ahmet Kabakalı -Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları]

Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Utkan Kocatürk, “Biz de biliyoruz ‘Beni Türk hekimlerine emanet ediniz” sözünün Atatürk’e ait olmadığını. Ama bunu söylersek bütün bir hekim camiası ayağa kalkar. Çünkü hekimleri okşayan bir cümle. Efendim bu Atatürk’ün değildir demek bana pek doğru gelmiyor” diyor. Evet hemen her yere asılan ve pek de dikkat çekmeyen sözlerin önemli bir bölümü Atatürk’e ait değildi ama hepsinin altında da onun imzası vardı. Bunlardan en meşhuru da hiç kuşkusuz, Başbakan Turgut Özal’ın Amerika’da gerçekleşen by-pass ameliyatını büyük sıkıntıya sokan “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz” sözüydü. Gerçi “İstikbal göklerdedir” sözünün de ondan kalır bir yanı yoktu ama herhalde herkese daha sempatik geliyordu. Arı İnan’a göre, “Sağlam kafa sağlam vücutta, bulunur” ve “Halkın sesi, hakkın sesi” sözleri de Latince kaynaklı sözlerdi.

[Temellerin Duruşması-Ahmet Kabakalı -Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları]

Devrin gözde Kemalist yazarı Yakup Kadri Karaosmanoğlu bey anlatıyor:

290 kişilik Meclis içinde 40 kişilik bir grubumuz vardı. Atatürk yapacağı inkılâbları bize anlatırdı. Biz bunların Meclis içinde propagandasını yapardık. Sonra müzâkerelerde yavaş yavaş havaya onun fikirleri hâkim olurdu. İnkılâb kanunları Meclislerden birbiri ardına geçerdi.

Atatürk geceleri Çankaya’da bambaşka bir insan olur bizimle sohbet ederdi. Birgün şaka havası içinde bize inkılâp kanunları ile ilgili olarak, ‘Ben karışmam. Günün birinde bir irtica ihtilâli (şeriatcı darbe)  olursa benden birşey sormazlar. Bu kanunları Meclisten geçiren sizlersiniz. Siz hesap verirsiniz’ demişti.” [Temellerin Duruşması-Ahmet Kabakalı -Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları]

Bir Dönemin Dalkavukları;

Atatürk’ün Mehdi (Dini kurtarıcı) olduğunu kanıtlamak için kitaplar yazılıyor Celal Nuri İleri: “Hangi Hazret-i Mehdi bu milleti muharebenin akabinde diriltti?” diye sorarak Atatürk’ün Hz. İsa’yla bağlantısını ilan ediyordu. İş bununla kalmıyor Atatürk Hz. Muhammed’le kıyaslanıyor ve Behçet Kemal Çağlar tarafından Atatürk için Mevlit bile yazılıyordu. Atatürk’ün Mehdi’liğini kanıtlamak için yapılan bilimsel çalışmalardan birisi de 19 rakamının onun hayatında önemiydi. Atatürk’ün 19. yüzyılda 20. yüzyıla 19 yıl kala dünyaya geldiği 19 Mayıs 1919′da Samsun’a çıktığı 19 Haziran 1919′da Sivas Kongre’sini topladığı 19 Eylül 1921′de mareşal olduğu gibi mucizeler hatırlatılıyor ve başka bilimsel açıklamalara girişiliyordu: Mustafa Kemal Atatürk ismi 19 harften oluşuyordu. Askeri lisede yirmi kişilik sınıfta 19. sırada yer alıyordu. Nüfus cüzdanı numarası da 19×52306: 993814′dü. Ölüm yılı olan 1938 ise 19×102′ye denkti.

Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Dergisi’nde de yer alan bu bilgileri zikreden Necip Alpan şu uyarıyı yapmaktan da geri kalmıyordu: “Ey Atatürk çocuğu bu rakamları unutma.

Atatürk’ün ölümünden sonra 19 Kasım tarihli Resimli Hafta’da neşredilen şu yazı ise bütün bunlarla yetinmeyerek Atatürk’ü Tanrıtürk ilan ediyordu: “Atatürk’ü kaybetmedik. Kendimizi bulduğumuz her an O’nu Buluyoruz demektir. 10 Sonteşrin 1938 Perşembe günü Atatürk artık bu vatanın her yerinde bulunduğu için hiçbir yerinde ayrıca tecelli etmek istemeyen sesini her dinleyenin gönlünde duyduğu için bir ağızla hitaba lüzum görmeyen Tanrıtürk olmuştur.”

İnsan Mehdi evliya ve Tanrıtürk olurdu da kerametleri olmaz mıydı? Elbette Atatürk’ün kerametleri de vardı. Atatürk üzerine çeşitli kitapları bulunan Avni Altıner’in zikrettiği keramet askeri darbelerin nerelere dayandığını da somut bir biçimde ortaya koyuyordu: “Hz. Muhammed’den sonra Tanrı kendine ibadet eden her şeyi Allah’tan bekleyen Türk’ün yurdunu paylaşmak isteyenleri vatandan kovmak için Atatürk’e şans verdi. Atatürk öldükten sonra Tanrı; şeytana uymayarak millete hizmet edecek insanların başa gelmediğini görünce; Atatürk’ün ruhuna em retti: Güvendiğin insanların ruhuna gir! 27 Mayıs’ta Atatürk ruhu ordu ileri gelenlerine girdi. Devrim oldu ve iyi insanlar kurtuldu.”  [Temellerin Duruşması-Ahmet Kabakalı -Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları]

31 Mart Olayını düzenlediği iddia edilip tahtan indirilen Sultan Abdülhamit’in iftiralara uğrayıp tahtan indirildiğini de bilmeyelim.

“31 Mart Olayını tertiplediği isnadı altında tahtından alaşağı edilen Sultan Abdülhamit, bu isnadla, sade iftiraların değil, tertiplerin de en hainine hedef tutulmuştur. 31 Mart’ı tertipleyen İttihatçılar ve bu işe memur edilenler arasında bizzat ben varım. 31 Mart’ı kışkırtma ve körükleme işini Selim Sırrı ile Rıza Tevfik idare etti. Hasta yatağımdan söylediğim bu sözlere tarih kulak kabartsın.”
[Temellerin Duruşması-Ahmet Kabakalı -Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları]

Selahattin adi paşa;  insanüstü ve hatasız bir kimsenin olacağına inanmıyoruz. Binaenaleyh, M. Kemal Paşanın idari, sosyal, siyasi hataları bulunduğunu söylemek ve yazmak, demokratik rejimi benimsemiş olanlar arasında tabii bir hak olmak lazım gelir. Bu  (Atatürk koruma kanunu) kanun, Atatürk’ün ef’al ve icraatı ve şahsı hakkında yazılan bazı şeyleri savcının hakk-ı takdirine bırakmak suretiyle tecavüzkar, hakaretamiz ve tezyifkar bularak cezalandırmayi kastediyor. Vatandaşı sarih ve doğru mütalaadan mahrum bırakmak suretiyle hakk-ı kelamının milletten kısmen de olsa nez’ini (alınmasını) istiyor. Teessürle söylüyorum ki, 27 senelik devirde riyakar birçok yazarlar, hatipler, şairler milletin gösterdiği feragat ve kahramanlığa hemen hiç kıymet vermeyerek tek şahıs için uluhiyete kadar yükselen kasideleriyle gençliğe birçok yanlış kanaatler, hakikate uymayan fikirler aksettirmişlerdir. Bu kanunla tek parti rejiminin ve bu zihniyetin antidemokratikliğinin ortaya çıkmasına mani olunacaktır. Birçok tarihi hakikatler gizlenmiş veya tahrif edilmiştir. Bu kanun gelecek nesilleri, pek çok dersler verecek, inkılaplara ve yenilik devrine dair tarafsız yazılardan mahrum bırakacaktır. Halbuki Atatürk’ün hizmetleriyle beraber hem hatalarının, hem de noksanlarının millete açıkça anlatılması bir hizmet-i vataniyedir.” [Temellerin Duruşması-Ahmet Kabakalı -Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları]

Google Aramaları

  • temellerin duruşması özeti
  • temellerin duruşması
  • temellerin durusmasi pdf
  • temellerin duruşması Atatürkün sözleri sizin muhamed
  • temellerin duruşması indir
  • temellerin duruşması kitap özeti

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*